Fuat(Ali Haydar Kaytan) arkadaşın şehadetinin üzerinden 8 yıl geçti. Bu şehadeti duyduğumuzda bir tür şok yaşamıştık. Fuat arkadaşsız parti düşünemezdik. Fuat arkadaşsız bırakalım yılları, ayları, haftaları, günleri geçirmek zor olacaktı. Hareketimizin düşünce ve duygu dünyasının zenginleşmesinde onun rolü çok büyüktü. Her toplantıda, her sohbette onu dikkatlice dinlerdik. Moral ve manevi dünyamızı mutlaka doyuracak bir şeyler söylerdi. Hepimiz bir bilgeyi dinlerdik. Düşünce ve duygu dünyasında bir yüzeysellik görülmezdi. Düşüncelerini en net ve anlaşılır biçimde ifade ederdi. Fuat arkadaş birçok konuşmasında Rêber Apo’nun “ben size her şeyi süzülmüş bal kıvamında sunuyorum” sözünü hatırlatırdı. Kendisi de düşünce ve duygularını bu kıvamda dile getirirdi. Bu açıdan duygu ve düşünce dünyamızın beslenmesinde hep bir boşluk ve eksiklik hissedeceğiz. Fuat arkadaşı hatırlarken hep bunu hissediyoruz. Fuat arkadaşı tanıyan her arkadaş bu şehadeti hatırladığında bu duyguları hissedecektir. Sekizinci anma yıl dönümünde de bunu derinden hissedeceğiz.
Fuat arkadaş Rêber Apo’nun Apocu gruptaki ilk arkadaşıdır. Aynı okulda okumaktadırlar. Rêber Apo’nun, Mahirlerin şehadeti sonrası Doğan Fırtına’yla birlikte öncülük ettiği Siyasal Bilgiler Fakültesi okul boykotu içinde de vardı. Rêber Apo bu okul boykotundan dolayı Mamak zindanında 7 ay kalmıştır. O zaman üniversite ikinci sınıf öğrencisidir. THKP-C sempatizanı ama bir örgüt üyesi değildir. Mahir Çayan’ın İstanbul’da bir seminerde Kürt sorunundan söz etmesinden dolayı sempatizan olmuştur. Rêber Apo cezaevinden çıkınca kalacak ev ararken Kemal Pir ve Haki Karer’in kaldığı evin uygun olduğunu söylüyorlar. Rêber Apo da bu iki devrimcinin kaldığı eve gidiyor, orada kalıyor. Rêber Apo bu iki Türk arkadaşı Apocu gruba katmadan çok, ayrı bir Türkiye sosyalist hareket geliştirebilirler mi, diye düşünüyor. Bu nedenle bu arkadaşları Çubuk Barajı toplantısına katmıyor. Fuat arkadaş ise Rêber Apo’nun düşüncelerini ilk açıkladığı arkadaş olarak Çubuk Barajı’ndaki toplantıya katılıyor. Zaten Kürdistan’a dönüş kararı alan 1976 Ocak ayındaki Dikmen Toplantısı’ndan önce diğer 4 kişi gruptan kopuyorlar.
Fuat arkadaş, Rêber Apo’nun oluşturduğu grubun ilk arkadaşıdır. Bu açıdan Apoculuğun ilk kodlarını derinliğine kavrayan arkadaştır. Rêber Apo kişiliğini yakından tanıyor. Rêber Apo’nun kişiliğiyle düşüncesi arasındaki diyalektiği, bağı çok iyi görüyor. Bu açıdan her zaman bu parti Önderlik partisidir, derdi. Rêber Apo kişiliği ile düşüncelerinin örtüştüğünü ve tam bir uyum içinde olduğunu vurgulardı. Rêber Apo’dan ayrı bir düşünce, bu düşünceden ayrı bir önderlik gerçeği olmadığını söylerdi. Bu da zaten PKK ideolojisi, politikası ve örgütsel gerçeğini en iyi biçimde anlamaktır.
Nasıl ki, İsa’nın havarileri ve İslam’ın sahabeleri peygamberi ve inancını en iyi anlayanlar olmuşsa, Fuat arkadaş da Apoculuk için böyle bir arkadaştır. Fuat arkadaş bütün mücadelesinde Rêber Apo’nun sarsılmaz takipçisi olmuştur. Nitekim her zaman biz Rêber Apo’ya katıldık, demiştir. Rêber Apo’ya katılmak çizgiyi en doğru biçimde anlamaktır. Rêber Apo anlaşılmadan çizgi de tam anlaşılamaz. Rêber Apo’nun karakteri PKK’nin karakteri ve kimliği olmuştur.
Bu açıdan Rêber Apo’yu en iyi anlayan arkadaş olarak Önderlik derslerini esas olarak Fuat arkadaş vermiştir. Yine Önderlik Gerçeği ve bu gerçeğin ortaya koyduğu yeni yaşam, yani hakikat Fuat arkadaş tarafından anlatılmıştır. Hakikat Rejimi dersleri de Fuat arkadaş tarafından verilmiştir. Rêber Apo’yu anlamak istiyorsak Fuat arkadaşın Önderlik Gerçeği ve Hakikat Rejimi derslerini okumak ve anlamak gerekir.
Fuat arkadaş bir Önderlik uzmanıdır
Rêber Apo Fuat arkadaşın şehadetini öğrenince ‘beni benden daha iyi anlayan arkadaşımdı’ demiştir. Rêber Apo’nun bu cümlesi aynı zamanda hepimiz için bir talimat niteliğindedir. Rêber Apo’yu anlamak için Fuat arkadaşın onlarca cilt tutacak değerlendirme ve çözümlemelerini okumak gerekir.
Fuat arkadaşın en temel özelliği sürekli Rêber Apo üzerinde yoğunlaşmasıydı. Her gün ve her saat Rêber Apo’dan yeni şeyler öğreneceğini biliyordu. Rêber Apo’nun fikir ve duygu dünyasını bir derya olarak görüyordu. Bu nedenle Rêber Apo’yu en iyi tanıyan arkadaş olarak Rêber Apo’yu daha derinliğine anlamak ve bütünlüklü kavramak için kafa yoruyordu. Fuat arkadaş bir Önderlik uzmanıdır. Hiç kimse Rêber Apo’yu Fuat arkadaş kadar anlayıp anlatamaz. Bu nedenle Rêber Apo ve ideolojisini doğru anlamak isteyenler Fuat arkadaşın Önderlik çözümlemelerini ve Hakikat Rejimi derslerini çok iyi okumalıdırlar.
Rêber Apo, Bir Halkı Savunmak adlı kitabında paradigma değişimini kapsamlı biçimde ortaya koyduğunda Rêber Apo’nun bu paradigma değişimini doğru anlaşılması için en büyük çabayı Fuat arkadaş göstermiştir. Bir Halkı Savunmak’taki paradigma değişimini en iyi biçimde kavramak için defalarca okumuştur. İçeriğini bütünlüklü ve derinliğine kavramak için savunmalar üzerinde öyle durmuştur ki, her cümlenin, her paragrafın, her bölümün taşıdığı anlamı her fırsatta çok doyurucu biçimde ortaya koymuştur.
Fuat arkadaş savunmaların ruhuna ve anlamına çok hakim olduğundan toplumsal alanda her boyutun inşasının temel görev olduğunu sürekli vurgulamıştır. Klasik örgüt ve mücadele anlayışı tümden bırakılmadığı için inşa konusuna gereken önem verilmediğini belirterek tüm örgütü inşa çalışmalarına yöneltmeye çalışmıştır. Önderlik, Demokratik Toplum Manifestosunda inşa konusunun önemini vurgulu biçimde ortaya koyunca bu konu daha fazla gündemleşmiştir. Bu konu bağlamında da Önderliği en iyi anlayanın yine Fuat arkadaş olduğu anlaşılmıştır.
Önderliğe bağlılık; Önderliği en iyi biçimde anlamak ve bunu yaşamda ve mücadelede ortaya koymaktır. Önderliğin de sıkça belirttiği gibi Önderliği anladık deyip ama uygulamada bildiğimizde ısrar etmek fazlasıyla görülmektedir. Bu, Önderliği tam anlamamak yada yüzeysel anlamakla ilgilidir. Hatta açık söylenmese de Önderliğin söylediklerinin sonradan uygulanabileceğini düşünmektir. Nitekim şimdi Önderlik Manifesto’da kapsamlı ortaya koyduğu için komün örgütlenmesi yapacağız, deniyor ama eski örgütlenme ve çalışma tarzı sürdürülüyor. Bu, özünde Önderliği yüzeysel anlamanın dışa vurumu oluyor. Halbuki Fuat arkadaş daha Demokratik Toplum Manifestosu gelmeden çok önceleri şehadetine kadar her fırsatta Önderliğin “ben dışarı çıksam ilk önce işe bir komün kurmakla başlardım” sözünü hatırlatmıştır. Çünkü komün kurmak sadece bir örgütlü birim oluşturmak değildir. Zihniyeti, çalışma ve yaşam tarzını değiştirmektir. Komün kuranlar, komün biçiminde yaşayanlar zemzem suyunda yıkanmış gibi her bakımdan temizlenirler. Sıkça belirttiğimiz yanlış anlayış ve eksikliklere düşmezler. Komün, insanı ideolojik, politik, örgütsel ve eylemsel doğru çizgiye çeker. Bu açıdan komün aynı zamanda her türlü hastalığa çaredir. Fuat arkadaş bu nedenle de komüne sürekli vurgu yapmıştır.
Fuat arkadaş Adorno’nun yanlış hayat doğru yaşanmaz, sözüne karşı; doğru hayat yanlış yaşanmaz, diyerek daha bir anlam kazandırmıştır. Komün yaşamı doğru yaşamdır. Bu nedenle komünü inşa etme çabaları içinde olan ve komün yaşamı içine girenler yanlış hayat yaşamazlar. Fuat arkadaş her konuyu doğru öğrenmeyi esas almıştır. Bu nedenle öğrendiklerini doğru anlama ve yorumlama gücüne kavuşmuştur.
Fuat arkadaş büyük bir entelektüeldi. Kitap okumaya çok zaman ayırırdı. Önderliği daha iyi kavramak için çok çeşitli kitaplar okurdu. Felsefe, sosyoloji ve tarih okumalarının başında geliyordu. Ortadoğu gerçeğini kavramak için din sosyolojisi üzerinde de yoğunlaşıyordu. Ortadoğulu düşünce insanlarını okumayı çok severdi. Böyle kitaplar bulduğunda büyük bir istekle okurdu. Bu açıdan Ortadoğu sosyolojisi ve kültürü konusunda bilgileri derindi. Din sosyolojisinde yoğunlaşması Ortadoğu tarihi ve gerçeğini kavramada kendisine çok önemli bir düşünce düzeyi kazandırmıştı. Bu nedenle sosyoloji, siyaset, kültür alanında örnekler verirken Ortadoğulu düşünce insanlarını, dervişlerini, evliyalarını tercih ederdi. Kuşkusuz evrenselleşmiş her bilim insanı, tarihçi, edebiyatçı ve sosyologlar da Fuat arkadaşın bilgi dağarcığında önemli yer tutarlardı.
Eğer Kürt Özgürlük Hareketi ve halkımız içinde Önderlik paradigmasını anlamada bir gelişme sağlandıysa bunda Fuat arkadaşın rolü çok fazladır. Zaten en sevdiği çalışmaların başında eğitim geliyordu. Rêber Apo her yönetici, her komutan en başta da eğitimcidir demiştir. Rêber Apo’nun yaşamının büyük bölümü eğitimle geçmiştir. Eğittiği kadrolarla örgütü ve mücadeleyi geliştirmiştir. Fuat arkadaş, Rêber Apo’nun bu tarzını en etkili uygulayan bir yoldaşımızdı. Özellikle gençleri eğitmek en temel yaklaşımıydı. Bu açıdan neredeyse eğitimini görmeyen genç kalmamıştı. Gerilla da esas olarak gençlerden oluştuğundan gerillanın eğitilmesine de en aktif katılan yoldaşımızdı. Gerilla kamplarında, savaş tünellerinde Fuat arkadaşa mutlaka bir yer ayrılırdı. Fuat arkadaş sadece eğitimlere katılmaz, günlük yaşamlarına da yön verirdi. Fuat arkadaş eğitim verirken arkadaşlara ölçü kazandırırdı.
Hareketimizin en temel çalışması her zaman eğitim olmuştur. Özgürlük Hareketimiz 53 yıldır kesintisiz mücadele yürütmüş ve çok büyük değerler yaratmışsa bunu sürekli eğitim yaparak sağlamıştır. Gerilla alanı, toplumsal çalışmalar, siyasi çalışmalar, dört parça ve yurt dışı çalışmaları bu eğitim çalışmaları ile var olmuş, bugünlere gelmiştir. Örgütü ayakta tutan eğitimler olmuştur. Özgürlük Hareketi tarihi, eğitimler konusunda özel bir yere sahiptir. Bu konuda her türlü toplumsal ve siyasi harekete örnektir. Bu tarzı Rêber Apo geliştirmiştir. Bu tarzı en başta uygulayan da Fuat arkadaş olmuştur. Fuat arkadaş eğitimi de en anlaşılır ve kavratıcı biçimde vermiştir. Bu açıdan Fuat arkadaşın eğitimleri hem çekici olmuş hem de kavratıcı olmuştur. İdeolojik, politik ve örgütsel birikimini entelektüel gücüyle en etkili ve verimli biçimde örgüt yapısına sunmuştur. Dilinin sadeliği ve kavratıcılığı ile halkın eğitiminde de çok önemli çabanın ve sonuç almanın sahibi olmuştur.
Kuşkusuz eğitimlerinin etkili olması, düşüncelerinin her platformda dikkate alınması kişiliğinin özellikleriyle de ilgilidir. Devrimciliğe ilk başladığı günden şehadetine kadar hep mütevazi olmuştur. Hiç kimse Fuat arkadaşta bir üstünlük yada egemenlik kompleksi görmemiştir. Alçak gönüllülüğü ve mütevaziliği her zaman insanları kendine çekmiş, insanlar üzerinde bir sempati yaratmıştır. Fuat arkadaşın karakterinin en çarpıcı özelliği mütevazi ve alçak gönüllü olmasıdır. Tabi ki ideolojik, politik, örgütsel ve yaşamsal yanlışlıklar gördüğünde ise kıyameti koparan bir kişiliği vardır. Mütevazi ve alçak gönüllü olduğundan, egemenlik kompleksi bulunmadığından bu tepkileri bazen şaşırtıcı da gelmiştir. Bu da Rêber Apo’nun ret ve kabul ölçüleri konusundaki hassasiyetin ve duyarlılığın Fuat arkadaştaki dışa vurumu olmaktadır.
Fuat arkadaşta egemenlik kompleksi olmadığından, eleştiri ve özeleştiriyi gelişmenin esası gördüğünden, örgüte ve yoldaşlara açıklığın ancak böyle olacağını bildiğinden içine girdiği eksiklikler konusunda her zaman özeleştirisel yaklaşmıştır. Rêber Apo özeleştiri konusunda her zaman Fuat arkadaşı örnek göstermiştir. Hepimizin de Fuat arkadaş gibi açık ve net özeleştiri vermemizi istemiştir. Fuat arkadaş, bir kadro, bir militan kendini her açıdan örgüte açmalıdır, örgüt karşısında üryan olmalıdır, her arkadaş kadroyu tüm çıplaklığı ile tanımalıdır, derdi. Özeleştiriyi doğru vermeyenin iyi militan, iyi kadro ve iyi yönetici olamayacağını söylerdi. Fuat arkadaş bu konuda da örnek olacak bir tutuma sahiptir.
Fuat arkadaşın devrimci yaşamı örnek bir yaşamdır. Düşünceleri ile yaşamı ile Harekete kattıkları ile her zaman yaşayacaktır. Ancak fiziki olarak aramızda olmaması bir boşluk yarattı. Bu boşluğu her zaman hissediyoruz ve hissedeceğiz. Çünkü Fuat arkadaşın yerini doldurmak mümkün değildir. Kukusuz onu her bakımdan mücadelemizde, örgütsel yaşamımızda ve kişiliklerimizde yaşatacağız. Ancak doğrudan onun mücadelemiz içinde olması çok farklı olurdu. Düşünce ve duyguda tüm örgüt yapımızın beslendiği bir kaynaktı. Bundan mahrum olmanın etkilerini sözle anlatmak zordur. Her zaman ihtiyaç duyduğumuz, duyacağımız bir arkadaştır. Boşluğunu hissetmek bunu çarpıcı biçimde ortaya koymuştur. Fiziki olarak aramızda olmaması sanki bizi zengin kılan, bizi güçlü kılan, bizi farklı kılan, bizi moralli ve değerli kılan bir yanımızı kaybetmişiz gibi bir duygu yaşatıyor. Bu yönüyle Fuat arkadaşın şehadetini hiç kabul etmeyeceğiz ve unutmayacağız. Rêber Apo’nun uluslararası komployla esaret altına alınması bizlerde nasıl bir duygu ve örgütte boşluk yarattıysa; Fuat arkadaşın şehadeti de benzer bir duygu yarattı. Nazım Hikmet bir şiirinde böyle bir boşluğu tanımlarken, omuzumda olmayan kol gibi, der. Bir insan bu boşluğu her zaman hisseder. Fuat arkadaşın şehadeti de bizde böyle bir boşluk yaratmıştır.
Fuat arkadaşın ömrü büyük bir devrimci mücadele ile geçmiştir. Rêber Apo’nun en iyi anlayanı ve takipçisi olmuştur. Fuat arkadaşın böyle bir karakter haline gelmesinde içinden geldiği sosyoloji ve yaşadıkları vardır. Bu sosyoloji ve yaşadıklarının Rêber Apo’yla tanışmasıyla yeni bir anlam kazanması vardır. Bu açıdan Fuat arkadaşı anlamak açısından bu gerçeklikleri de ortaya koymak önemlidir.
Dersim’de yaşanan acıları tüm benliğinde hissederdi
Fuat arkadaş Dersim direnişi ve soykırımından sonra Dersim’den Türkiye’nin her tarafına sürgün edilen ailelerin soyundan gelmektedir. Dersim isyanında annesi de babası da çocuktur. Babasının ailesi Eskişehir’e, annesinin ailesi de Kayseri’ye sürgün edilmiştir. Dersim’den sürgün edilen on binlerce ailenin hem Dersim’deki soykırım saldırısında hem de sürgün yıllarında yaşadıklarını Fuat arkadaşın anne ve babasının ailesi de yaşamıştır. Kürtlerin tarihte yaşadığı en büyük katliam ve trajedilerin başında Dersim gelmektedir. Dersim’de yaşananlar o kadar ağırdır ki, insan olan herkes buna büyük öfke duyar ve isyan eder.
Dersim’de 1937-38’de gerçekleştirilen fiziki soykırım, sonrasında kültürel soykırımla sürdürülmüştür. Bu soykırım 1926 Şark Islahat Planı doğrultusunda gerçekleştirilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti 1923 Lozan anlaşması ile birlikte Kürdistan’ı Türk uluslaşmasının yayılma alanı haline getirme stratejisi izlemiştir. Cumhuriyet tarihi boyunca tüm politikalar ve uygulamalar bu amaç için yapılmıştır. Türkiye’deki tüm yasalar ve hukuk da bu amaca göre şekillendirilmiştir. Bu temelde Dersim soykırımı saldırıları çok önceden planlanmıştır. Dersim, yok edilmesi gereken bir çıban olarak görülmüştür. Türk devleti kendine göre iç ve dış koşulları uygun görerek 1937’de Dersim’e yönelik soykırım saldırısı yürütmüştür. 1937-38’de gerçekleşen planlı bir soykırımdı. Bizzat Türk devlet yöneticileri tarafından planlanmış ve 1937’de uygulanmaya geçilmiştir. Her türlü insanlık dışı suçlar işlenmiştir. Soykırım uygulaması yapanlara her şey yapabilirsiniz talimatı verilmiştir. Dersim ezilmeli ve bir daha kendine gelememeliydi! Sonrasında fiziki soykırım, beyaz katliam ile tamamlanmalıydı. Öyle şok edici uygulamalar yapılmıştır ki, Dersim insanı her türlü muhakemeyi yapmaktan uzak tutulmuştur. Yaşananları düşünmesi bile çok ağırdır, adeta ikinci bir soykırımdır. Nitekim Dersim insanı bu yaşananları düşünmez ve konuşamaz hale gelmiştir. Konuşursa, düşünürse yeninden bir soykırım yaşayacakmış gibi bir ruh hali hakim olmuştur. Bu nedenle Dersim’de yaşananları konuşmama, anlatmama gibi bir toplumsal duruş ortaya çıkmıştır. Öyle ağır bir soykırım yaşanmıştır ki, bırakalım anlatmayı, düşünmesi bile zor bir duygu oluşmuştur.
Dersim’e dönme yasağı kalkınca anne ve babasının ailesi Dersim’e dönmüşlerdir. Fuat arkadaş ilk okulu Dersim’de okumuştur. Daha sonra Erzurum’da yatılı okumuştur. Çocukluk yıllarında ve sonrasında anlatılanlardan soykırımın nasıl gerçekleştiğini, ailelerin neler yaşadığını, sürgün yıllarını öğrenmiştir. En önemlisi de ailesinin, çevresinin, köylerdeki insanların ruh hallerinden ve her şeylerine yansıyan duygularından Dersim’de neler yaşandığını daha iyi anlamıştır. Dersim soykırımı hakkında söylenen klamlar da Fuat arkadaşı derinden etkilemiştir. Fuat arkadaş Dersim’de neler olduğunu anlatırken sık sık o dönemde ağıt biçiminde söylenen klamlardaki sözleri ve benzetmeleri hatırlatmıştır.
Dersim’i her anlatısında Fuat arkadaşın sesi de ruh hali de duyguları da değişirdi. Dersim’de yaşanan acıları tüm benliğinde hissederdi. Dersim’de yaşananları anlatırken dinleyende bir isyan duygusu yaratmaya çalışırdı. Sanki Dersim’de yaşananlara yeterli isyan edilmiyormuş da bunu yaratmaya çalışıyormuş gibi bir anlatım tarzı vardı. Sadece anlatmıyor, o dönemde çekilen acıların kapsamını ve derinliğini de dile getiriyordu. İçinde duyduğu öfkeyle soykırımcı Türk devletine öfke yaratıyordu.
Fuat arkadaş Türk devlet gerçeğinin ne olduğunu Dersim’deki uygulamalarından çok iyi gördüğünden bu devletin Kürdistan’ın genelinde yaptıkları ve yapacaklarının da nasıl olabileceğini öyle anlatıyordu ki, dinleyenlerde Türk devletini tanıma bilinci derinliğine gelişiyordu. Fuat arkadaştaki büyük Kürdistan yurtseverliği Dersim’deki soykırımı çok derinden hissetmesiyle yakından bağlantılıdır.
Özgürlük Hareketi’ne katılan Kürt gençlerinin yurtseverliği Fuat arkadaşı dinledikçe daha da derinleşmiş, bu da fedai militanlığın gelişmesinde büyük etkide bulunmuştur.
Fedailik bilincinin gelişmesinde de Fuat arkadaşın anlatımları çok etkiliydi
Özgürlük Hareketimizdeki fedailik bilincinin gelişmesinde de Fuat arkadaşın anlatımları çok etkiliydi. Fuat arkadaş Kürt gençlerinin duygularını düşman gerçeğini ortaya koyarak sarsıyordu. Doğru fedailiğin tarih bilinci ve ideoloji ile bağını kapsamlıca ortaya koyuyor; düşüncesi ve yaşamıyla birlikte bir fedailiğin başarı sağlayacağı gerçeğini kavratıyordu. Kürdistan’da fedailik üzerinde çok fazla durmuştur. Fedailik konusunda birçok ders vermiştir. Fedailik üzerine makaleler yazmıştır. Fuat arkadaş, zaten en fazla da fedai duyguları güçlendirmek ve yaşatmak için çalışmıştır. Bu konuda gerilla güçlerine verdiği derslerde, özel kuvvet birimlerine verdiği derslerde fedailik nedir, neye dayanır ve nasıl gerçekleşir konularını kapsamlıca işlemiştir. Dersler dışındaki sohbetlerini de arkadaşlar pür dikkat dinler, Fuat arkadaşın söylediklerinden bir şeyler kapmak isterlerdi. Fuat arkadaş bir derviş üslubuyla anlatır, etrafındakiler de bir dervişi dinler gibi dinlerlerdi.
Fuat arkadaş fedailiği anlatırken esas olarak Rêber Apo’nun felsefesini, düşüncesini, yaşam tarzını, ret ve kabul ölçülerini anlatır, onlarda Apocu fedailik yaratmaya çalışırdı. PKK’de, genel olarak da Kürt Özgürlük Hareketi’nde fedailiği ortaya çıkaranın Rêber Apo’nun düşünceleri, tarzı ve yaşamı olduğundan Rêber Apo’yu anlatmadan, kavratmadan fedailik yaratılamaz yaklaşımını esas alıyordu. Apocu hareketin yaşam ve mücadele felsefesi fedailik yaratıyordu. Apocu yaşam ve mücadele felsefesini de en iyi Fuat arkadaş anlatıyordu. Fuat arkadaşın yaşamı tam da bunları içeriyordu. Zaten Apocu yaşam ve mücadele felsefesini kendilerinde somutlaştıramayanlar Apocu yaşam ve mücadele felsefesini iyi anlatamazlar. Çünkü anlattıkları ile yaşamı farklı gerçeklikleri ifade edeceğinden inandırıcı ve etkili olması düşünülemez. Fuat arkadaş yaşam ve mücadele felsefesini kendinde somutlaştırdığından Fuat arkadaşın bu konudaki anlatımları etkili oluyordu. Bu da gerçek militanlığın, kadroluğun, özgürlük savaşçılığının ortaya çıkmasını sağlıyordu. PKK’lilik, özgürlük savaşçılığı esas olarak da yaşam ve mücadele felsefesi bütünlüğüdür. Bu iki temel ölçülere sahip olmadan ne Apocu ne PKK’li olunabilir, ne de özgürlük savaşçılığı yapılabilir. Bu açıdan Fuat arkadaşın bu konudaki yoğunlaşmaları, çabaları ve anlatımları Özgürlük Hareketi’ne büyük katkı sağlamıştır.
Zindandaki yoldaşlarımıza büyük güç vermiştir
Fuat arkadaş binlerce PKK’linin, özgürlük savaşçısının, yurtsever demokratın zindanlardaki yaşamı üzerinde de önemli etkide bulunmuştur. Zindanda yaşam ve mücadele felsefesinde ölçüleri yüksek tutmak, Apocu yaşam ve mücadele felsefesini kendinde var etmek çok çok önemlidir. Başka türlü zindanda direnilemez ve ayakta kalınamaz. Fuat arkadaş zindandaki arkadaşlarla sürekli yazışmış; onlara içeriğini Apocu yaşamın ve mücadele felsefesiyle doldurduğu mektuplar göndererek morallerini yüksek tutmuştur. Fuat arkadaşın her mektubu moral kaynağı olmuştur. Yaşam ve mücadele felsefesini yükseltmeyi hedefleyen bu mektuplar, zindanlardaki arkadaşların duruşunu etkilemiştir. Zindanlardaki arkadaşlar Fuat arkadaşın mektubunu dört gözle bekler olmuşlardır. Bu mektuplar onların yaşamını zenginleştiren ve güzelleştiren bir etkiye sahiptir. Çünkü her cümlesi duygu yüklü, anlam yüklü, felsefe yüklü, Özgürlük Hareketi’nin nefesi yüklüdür. Bu mektuplar onları zindandan çıkarıp dağların doruklarına sürüklemiştir. Partilerini ve yoldaşlarını yakından hissetmişlerdir. Fuat arkadaş zindandaki ağır baskılar altında yaşayan ve direnen yoldaşlarımıza da büyük güç vermiştir. Kuşkusuz mektuplar o mekanda bulunan tüm arkadaşlar tarafından okunmuştur. Hatta zindandan zindanlara giden mektuplarda Fuat arkadaştan alıntılar yapılmıştır. Fuat arkadaşın şehadetinden sonra mektupların gitmemesi zindanlarda bir boşluk yaratmıştır. Hep Fuat arkadaşın mektupları beklenmiştir.
Kadın özgürlüğüne kutsallık düzeyinde değer vermiştir
Rêber Apo, Özgürlük Hareketimizin kimliğini kadın özgürlük çizgisiyle derinleştirmiş ve bir bütün olarak Hareketimizin ruhu yapmıştır. Rêber Apo’nun takipçisi olan Fuat arkadaş bu konuda da Özgürlük Hareketi içinde öncü bir duruş ortaya koymuştur. Kadın özgürlük çizgisinin gelişmesi açısından kadın özgürlüğünün Hareketimiz ve toplum için kazandıracağı büyük değerleri örgüt toplantılarında ve eğitimlerde çarpıcı biçimde ortaya koymuştur. Kadın özgürlüğünü sadece kadının özgürlüğüyle ilgili bir durum olarak görmemiş, kadın özgürlüğünün tüm toplumu değiştireceği bilinciyle bu çalışmaya kutsallık düzeyinde değer vermiştir. Rêber Apo, Fuat arkadaşla da bu konuda yoğun diyaloglar yapmış, kadın özgürlük çizgisinin tüm insanlığa kazandıracaklarını anlatarak Fuat arkadaşın bu konuda Hareket içinde rol oynamasını istemiştir. Fuat arkadaş Rêber Apo’yu en iyi anlayan arkadaş olarak Rêber Apo’nun bu tarihi büyük çalışmasına da en büyük desteği vermiştir. Örgüt içinde de kadın hareketine ve kadın yoldaşlara verdiği değerle tüm yoldaşlarına örnek olmuş, tüm yoldaşlarının da bu doğrultuda hareket etmesini sağlamaya çalışmıştır. Kadın özgürlük çizgisinin gelişmesinde tabi ki Rêber Apo’nun ortaya koyduğu düşünceler temelinde kadın arkadaşların çabası belirleyicidir. Fuat arkadaş da kadın özgürlük çizgisine verdiği bu değerle kadın hareketinin çabalarına da büyük katkı sunmuştur. Kadın arkadaşlar da Fuat arkadaşın bu emeğini değerli bularak her zaman gereken saygı ve sevgiyi göstermişler, Fuat arkadaşla her zaman diyalog ve tartışma içinde olmuşlardır. Fuat arkadaşın mücadele tarihi ve örgüte yaptığı katkılar ortaya konulurken bunun da özellikle vurgulanması ve bilinmesi önemlidir.
Kapitalizmin yarattığı olumsuzluklar konusundaki analizleri çok çarpıcıdır
Apoculuk ve PKK, sosyalist bir hareket olarak tarih sahnesine çıkmıştır. Bu yönüyle her zaman toplumcu özellikleri öne çıkaran bir hareket olmuştur. Kuşkusuz reel sosyalizmin partimiz üzerinde etkisi olduğu gibi tüm yönetim ve kadrolar üzerinde de etkisi olmuştur. Reel sosyalizmin dağılması sonrası Rêber Apo yaptığı çözümlemelerle sosyalizmin insanlık için neyi ifade ettiğini kapsamlıca ortaya koymuştur. Nitekim sosyalizmde ısrar, insanlıkta ısrardır, demiştir. Rêber Apo, bugün kapitalizm toplumu dağıtıp bitirerek insanlığın var oluş formunu ortadan kaldırması nedeniyle bu söylemini insanlıkta ısrar, sosyalizmde ısrardır, belirlemesiyle daha da vurgulu hale getirmiştir. Rêber Apo, tarihteki en büyük toplumcudur. Fuat arkadaş bu nedenle toplumsal gerçeklikler üzerinde de yoğun biçimde durmuştur. Tüm yazıları ve değerlendirmelerinde toplumculuğu işlerken bireyciliği de mahkum eden bir tarzı esas almıştır. Özellikle kapitalizmin geldiği aşamada toplumun dibe vurmasını entelektüel birikim gücüyle çok kapsamlı değerlendirerek kapitalizmin toplum düşmanlığı konusunda derin bir bilinç yaratmaya çalışmıştır. Kapitalizmin insanlık için yarattığı kötülükleri, toplum ve bireyde yarattığı büyük olumsuzlukları her fırsatta ortaya koyarak hem toplumcu bilinci, yani sosyalizm bilincini geliştirmeye çalışmış hem de kapitalizme öfkeyi büyütmek için büyük çaba sarf etmiştir. Fuat arkadaşın kapitalizmin yarattığı olumsuzluklar konusundaki analizleri de çok çarpıcıdır. Fuat arkadaşın kapitalizm konusunda yaptığı analizler toplumun insanlık için ne kadar değerli olduğunu anlamak açısından da çok önemli olmaktadır. Kapitalizmin nasıl toplum ve insanlık düşmanı olduğunu anlamak açısından Fuat arkadaşın bu yönlü çözümlemelerini bilmek de önemlidir.
Fuat arkadaş gazete ve dergilere sürekli yazılar yazdığı gibi televizyonlara da birçok konuda programlar yapmıştır. PKK gerçeğini anlamak ve olaylara bakışını anlamak açısından bunları da bilmek önemlidir. Zaten tüm yazıları kitaplaştırılmakta, yaptığı TV programları da yayınlanmaktadır. Özgürlük Hareketimizin düşünce gücünü oluşturmada çok emeği olmuştur. Entelektüel gücüyle Hareketimizin düşünce ve duygu dünyasının düzeyini yükseltmiştir. Rêber Apo’nun düşünce gücü Fuat arkadaşın kaleminde ve dilinde sadece örgüt yapısına değil, tüm halka ve dünyaya taşırılmıştır. Fuat arkadaş bir konuyu anlatırken anlaşılması açısından tarihsel ve sosyolojik temelini ve onunla ilgili diğer etkenleri ortaya koyardı. Düşünce ve değerlendirmelerinin altını doldurur, herkes tarafından anlaşılmasını sağlayacak bir üslup kullanırdı. Zaten dile hakim olduğundan maksadını anlaşılır biçimde ifade ederdi.
Fuat arkadaş her dönem yönetimlerde yer almış, örgüt toplantılarına katılmıştır. Örgüt toplantılarının düşünce düzeyinin yükseltilmesinde değerlendirmeleriyle çok değerli katkılar sunmuştur. Konuların derinleşmesi ve daha iyi anlaşılmasında hep ön açıcı olmuştur. Arkadaşlar her zaman Fuat arkadaşın konuşmasını beklemiştir. Çünkü her zaman tartışmalara yeni boyutlar katmış ve zenginleştirmiştir. Toplantı değerlendirmeleri ve kararlarında katkısı en fazla olan bir arkadaş olarak tüm toplantılara katılması beklenirdi; katılmadığı toplantılarda eksikliği hissedilirdi.
Yeni yaşam arayışı ise yaşamının temel amacıdır
Fuat arkadaşın şair kimliği bilinir. Duyguları yoğun bir arkadaştır. Sürekli bir yoğunlaşma içindedir. Yaşama dair çok güçlü bir bakışı vardır. Yaşamın dünü, bugünü ve geleceği konusunda söyleyeceği çok şey vardır. Hem toplum, hem insan üzerinde sürekli bir yoğunlaşma içindedir. Nasıl bir toplum, nasıl bir birey konusu Fuat arkadaşın en temel yoğunlaştığı alandır. Yeni yaşam arayışı ise yaşamının temel amacıdır. Rêber Apo’nun yaşam ve mücadele felsefesi temelinde yeni yaşam nasıl olmalı, yönündeki yoğunlaşmaları çok fazladır. Bu yönüyle düşünce ve duygu deryası dolu doludur. Aslında yazacağı çok şey vardır. Tabi tüm bunları hareket yönetimi sorumluluğu ve görevleri ile birlikte yürütmek durumundadır. Siyasi mücadelede başarılı olmadan bu duyguların yaşanacağı bir toplum yaratmanın mümkün olmadığını bilmektedir. Çünkü Kürt ve Kürdistan bir soykırım saldırısı altındadır. Kürtlerin konumu herhangi bir halktan farklıdır; bu nedenle farklı halklardan biri gibi yaklaşamaz. Zaten Fuat arkadaş Rêber Apo ile tanıştıktan sonra bu gerçeği çok çarpıcı ve yakıcı biçimde öğrenmiştir. Rêber Apo da Fuat arkadaşın siyaset ve yönetim konusunda daha etkin olmasını istemiştir. Gücünü ve etkisini bu alanda kullanmasını önemli görmüştür. Çünkü Kürdistan’da düşünce gücünün, doğru ideoloji ve politikanın bir var olma konusu olduğunu en iyi Rêber Apo bilmektedir. Bu açıdan Fuat arkadaştaki düşünce gücüne çok değer vermiştir. Fuat arkadaş da her zaman Rêber Apo’nun kendisine verdiği bu misyonu yerine getirmek için çalışmıştır. Çünkü Fuat arkadaşın başarılı olmasında sadece düşünce gücünün değil, duygu dünyasının da önemli olduğunu görmektedir.
Sadece düşünce gücünün değil, duygu dünyasının da çok güçlü olduğu yazdığı şiirlerde görülmektedir. Şiirlerinde soykırımcı sömürgeciliğe karşı büyük bir öfke vardır. Fuat arkadaşın kişiliğinde Dersim’in bir evladı olarak soykırımcı sömürgeciliğe büyük bir öfke vardır. Fuat arkadaşla yaşayan, görüşen, dinleyen herkes Fuat arkadaştaki bu öfkeyi görür. Bu öfke aynı zamanda daha güzel bir yaşamı yaratmanın da duygusu olmaktadır. Büyük yaşamları ve yaşam arayışlarını büyük öfkeler ortaya çıkarır. Sadece bazı gerçekleri bilmek yetmez. Bazı gerçekler namuslu bilim insanları, sosyologlar, sosyal bilimciler tarafından açığa çıkarılabilir. Ancak yeni bir yaşam arayışı ve yaşamı yaratmak ancak yanlış yaşamlara öfke duymakla olur. Fuat arkadaş bu gerçeği bildiğinden hem kendisinde büyük öke vardı; hem de arkadaşlarında, örgüt yapısında ve halkta bu öfkeyi açığa çıkarmaya çalışıyordu. Fuat arkadaşın öfkesi de yeni yaşam arayışı da çok güçlü olduğundan bu, bir duygu yoğunluğu yaratıyordu. Haki Karer yoldaşın şehadetinden sonra kaleme aldığı ‘Ben İnsandım’ şiirinde bu gerçeği çok iyi görmekteyiz. Büyük öfkeler büyük devrimciler yaratır. Rêber Apo Kürdistan’da yapılanlara ve tüm dünyadaki insanlığa yapılanlara karşı büyük öfke duyduğundan büyük önder olmuştur. Bu nedenle yoğunlaşması da çabası da büyük olmuştur. Her saniyesi kötü yaşamlara karşı iyi ve doğru yaşam yaratma mücadelesi içinde geçmiştir.
Fuat arkadaşın şiirlerinde de Rêber Apo felsefesinin yarattığı duyguların dile getirilmesi vardır. Hem zulme ve yanlış hayatlara öfke vardır; hem de özgür ve demokratik yaşama özlem vardır. Kürt Özgürlük Hareketi’nde, Kürt gençliğinde ve Kürt halkında bu duyguları yaratmak istemektedir. Çünkü büyük öfkeye dayalı bir mücadele olmadan Kürdistan özgürleştirilemez; insanlığa her türlü zulüm ve acıyı yaşatan egemen sınıflara karşı büyük öfke ile mücadele edilmeden toplum, yani insanlık kurtarılamaz. Sosyalizm ancak böyle büyük öfkeleri ve yaşam arayışları olanlarla kurulur. Rêber Apo sık sık ret ve kabul ölçülerinden söz etmiştir. Her insanda bunu yaratmaya çalışmıştır. Çünkü ret ve kabul ölçüleri net olmayan bireyler ve topluluklar hiçbir sorun çözemez. Eğer Fuat arkadaş 50 yıl hep büyük mücadele içinde olmuşsa, mücadele azmi ve duygusu hep yüksek olmuşsa bunda Fuat arkadaşın büyük bir öfkeye sahip olması vardır. İnsanlık hep zulme ve yanlışlıklara karşı koyarak büyük değerler yaratmıştır. Bunu sağlatan da öfkedir. İsa için biri yanağına vurursa diğer yanağını çevir, dediği belirtilir. İsa’nın yaşamı incelenirse, onu da peygamber yapan zulme ve yanlışlıklara karşı duyduğu öfkedir. Hele bizim gibi soykırıma uğrayan bir halkın evlatları için öfke en büyük değer, mücadele gücü ve enerjisidir.
Fuat arkadaş Dersim soykırımını yaşayan bir halkın evladıdır. Bu soykırıma karşı bir öfkesi vardır. Bırakalım Dersimli olmayı, normal bir insan bile bu soykırıma ve zulme öfke duyar, isyan eder. Bu açıdan Dersimli birisinin bu soykırıma öfke duyması, buna isyan etmesi ve bu zihniyetle mücadele etmesi en doğal durumdur. Fuat arkadaş böyle bir duruşu ortaya koymuştur. Ancak Dersim geneli için tümüyle bunu söylemek doğru olmaz! Dersim’de sadece kanlı bir soykırım yürütülmemiş, hemen arkasından beyaz katliam olarak da ifade edilen kültürel soykırım yürütülmüştür. Bunun Dersim üzerinde büyük tahribatları olmuştur.
Fuat arkadaş bu ortamda 1971 yılında Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi’ne kayıt yaptırmıştır. Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi THKP-C önderlerinden Mahir Çayan ve Hüseyin Cevahir’in de okuduğu okuldur. Rêber Apo da 1971 yılında İstanbul Hukuk Fakültesinden Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi’ne bazı ders farklarını vererek yatay geçiş yapmıştır. Rêber Apo ile Fuat arkadaş siyasal iklimin yoğun olduğu bu fakültede tanışmışlardır. Rêber Apo 1972 yılı sonbaharında cezaevinden çıktıktan bir süre sonra Fuat arkadaşın aktifliğini görerek konuşmak istemiştir. Dersimli olan Fuat arkadaşın Kürt sorunu ve Dersim konusunda konuşacağı uygun kişi olduğunu görmüştür. Rêber Apo, Fuat arkadaşa konuşma önerisini götürmüş, okuldan başlayarak Ankara şehrinin merkezine doğru 2,5 saatlik bir yürüyüş yapmışlardır. Rêber Apo bu yürüyüşte Fuat arkadaşa Kürdistan gerçeğini anlatmıştır. Bu konuda kapsamlı açıldığı ilk arkadaş olmuştur. Böylece Apocu grubu oluşturmada ilk adımı atmıştır. Zaten birkaç ay sonra Çubuk Barajı toplantısı yapılmıştır. Bu altı kişilik grupta Fuat arkadaş ve diğer 2 Dersimli, 1 Vartolu, bir de Urfalı vardır. Diğerleri bıraktıklarından Apocu grubu Rêber Apo ve Fuat arkadaş başlatmıştır.
Rêber Apo, Fuat arkadaşla sürekli Dersim’i tartışmıştır. Çünkü soykırım sonrası Dersim’de beyaz katliam-kültürel soykırım gerçekleştirilmiştir. Dersim coğrafyası Kürtlüğünden koparılıp Türkleştirilmek için her türlü politika ve uygulama yapılmıştır. Rêber Apo sadece 1937-38’de gerçekleştirilen soykırıma değil, sonrası uygulanan kültürel soykırıma da öfke yaratmayı önemli görmüştür. Öyle bir soykırım politikası uygulanmıştır ki, 1937-38 katliamı ve soykırımına karşı tepki duyan Dersimli gençler esas olarak Türkiye solu içinde yer almıştır. Kürtlük için mücadele ve Kürtlüğünü sahiplenmek öyle bir katliamla karşılaşmıştır ki, bir daha Kürtlüğü ağza almak soykırıma yol açabilir duygusu gençlerde böyle bir tutum ortaya çıkarmıştır. Çünkü halk 1937-38 soykırımını konuşmaktan ve Kürtlüğünden söz etmekten korkar hale getirilmiştir. Bu ruh halinin yarattığı duygular, böyle anlayışlar ortaya çıkarmıştır.
Rêber Apo Dersim’de gerçekleştirilen soykırımın çok planlı ve kapsamlı olduğunu görerek bu gerçeği gün yüzüne çıkarma yoğunlaşması ve çabası içinde olmuştur. Fuat arkadaşla da Dersim soykırımı ve Dersim’e yaşatılanlar üzerinden tartışmalar yapmıştır. Aslında bu tartışmalar aynı zamanda Dersim üzerinde yaratılan bu düşünce hegemonyasını, soykırımcı uygulamaların yarattığı duyguları yıkmaya yöneliktir. Bu tartışmaların sonucu olarak “Dar Ağaçları ve Kışla Kültürü” adında Dersim’de yaşananları inceleyen ve değerlendiren bir broşür-el kitapçığı çıkarılmıştır.
Rêber Apo ile tanışması bir dönüm noktası olmuştur
Fuat arkadaşın Rêber Apo ile tanışması kendisi açısından bir dönüm noktası olmuştur. Rêber Apo ile tanışmasa, büyük ihtimalle Türkiye solu içinde yer alır ve önemli yöneticilerinden olurdu. Çünkü daha Siyasal Bilgilere girer girmez sosyalizmi benimsemiş, bu yönlü çalışmalar içinde yer almıştır. Ancak Dersim ve Kürdistan gerçeğini en iyi biçimde anlatan ve kendi duygularına en iyi hitap eden Önderlikle karşılaşınca Rêber Apo ile birlikte hareket etme kararı almıştır. Çünkü Dersim’i en başta da fiziki ve kültürel soykırımın yarattığı olumsuz düşünce ve duygulardan kurtarmak önemliydi. Bunu sağlamadan 1937-38’de gerçekleşen soykırıma karşı öfke açığa çıkarılamaz, Dersim’i dili, kimliği ve kültürüyle özgürleştirme mücadelesi geliştirilemezdi. Çünkü Dersim kimliğinden, dilinden ve kültüründen uzaklaştırılarak inkarcı bir kuşak yaratılmak isteniyordu. Daha sonra ortaya çıkan Kamer Genç ve Kemal Kılıçdaroğlu gibi kişilikler bu soykırımın yaratımlarıdır. Bunlar tekil değildirler. Giderek çoğaltılıyordu. Zaten Aleviler içinde geliştirilmek istenen biz öz be öz Türküz, düşüncesi Dersim’de de geliştirilmek isteniyordu. Bu açıdan en başta da Dersim’i bu tür ideolojik ve kültürel saldırılardan korumak gerekirdi.
Fuat arkadaş bu bilinç ve inançla Rêber Apo’nun arkadaşı olmuş ve Dersim’de bu düşünceleri geliştirmek için büyük bir çaba içine girmiştir. Apocu hareketin ve PKK’nin Dersim’de gelişmesinin öncüsü Fuat arkadaştır. Kürdistan’a dönüş kararının alındığı Ocak 1976 toplantısına kadar yılların yarısını Dersim’de geçirmiştir. Başka arkadaşlarıyla birlikte Dersim’de Apocu hareketi geliştirmiş, yeni kadrolar ve sempatizanlar kazandırmıştır. Daha sonra Dersim gerillanın en temel üslenme alanı ve Kürt Özgürlük Hareketinin geliştiği coğrafya haline geldiyse bunda Fuat arkadaşın çok büyük emeği vardır.
Şehadetine kadar da Dersimle hep ilgilenmiş; Dersim’in eski günlerine dönmesi için büyük çaba harcamıştır. Dersim, Kirmancki konuşan çok değerli ve güzel bir Kürt coğrafyasıdır. Kültürü ve inancıyla çok özgündür. Kürdistan’ın en güzel zenginliklerindendir. Kürdistan’ın gözbebeği coğrafyasıdır. Rêhak inancıyla da çok değerli bir kültür yaratmıştır. Fuat arkadaşın tüm ömrü Apoculuk ve PKK içinde yürüttüğü mücadele ile Dersim’i bu özellikleriyle ayağa kaldırmak olmuştur.
Onlarca yıl süren özgürlük mücadelesi ile Kürdistan’ın genelinde olduğu gibi Dersim’de de büyük değişimler yaratılmıştır. Dersim artık soykırım sonrası yaratılmak istenen Dersim değildir. Dersimliler yürütülen onlarca yıllık mücadele ve verilen ağır bedeller sonucu kimliğine, diline, kültürüne ve inancına sahiplenen bir coğrafya haline gelmiştir. Mutlaka yetersizlikler vardır. 50 yıldır yürütülen mücadele ve şehitlerimizin yarattığı değerler temelinde mücadele verilip çalışma yürütüldüğünde özgür Kürdistan, özerk Dersim ve demokratik Türkiye yaratılacaktır. Böylece Fuat arkadaşın ve tüm şehitlerimizin özlemleri gerçekleştirilmiş olacaktır.